Cisim nedir?

Uzayda yer kaplayan her varlığa «cisim» adı verilir. Cisimler «katı», «sıvı» ve «gaz» olmak üzere üç halde bulunur. Cisimlerin ayrıca «yükseklik», «uzunluk» ve «genişlik» gibi üç boyutu vardır. Katı cisimlerin belirli ve kendilerine mahsus bir şekli, hacmi vardır. Bu şekil ve hacim kolaylıkla değişmez. Sıvı cisimlerin belirli bir hacimleri vardır, fakat şekilleri içinde bulundukları kaba göre değişir. Yüzeyleri de yatay bir düzlem biçimini alır. Gazlar ise, doldurdukları kabın her yanına yayılırlar ve bu kabın iç yüzeyindeki her noktaya belirli bir basınç yaparlar.

Cisimlerin bazıları, bir takım ortam şartlarında, fiziksel ve kimyasal etkilerle şekil değiştirerek, katı, sıvı ve gaz haline geçebilirler. Başka bir ifadeyle bir yer kaplayan, aynı zamanda kütlesi ve ağırlığı olan ve doğada ele­ment, bileşik yada bunların karışımları halin­de bulunan şeyler cisim olarak tanımlanabilir. Sözgelimi kimya biliminde cisimin; kütleyle elektriğin bir arada madde halinde görünüşü şeklindeki tanımı böyledir. Cismin oluşmasında proton, nötron ve elek­tron tanecikleri temel birimler olup bunların her birinin belli bir kütlesiyle elektrik yükleri bulunmaktadır.

Bu üç taneciğin belli oranlarda birleşmeleriyle elementler meydana gelir. Bugün sayıları yüzü bulan elementler proton oranına göre belirlenmektedir. Bir atom, pro­ton ve nötronların bir arada toplandığı çekir­dek ile bunun etrafındaki elektronlardan oluş­muş bir yapı özelliği arzeder. Kimyasal alanda ortaya çıkan her tür olay, yani birleşme ve ay­rılmalar atomun elektron yapısındaki değişim­lere bağlıdır. Doğada atomların çekirdekleri sağlam yapılı olduklarından, geleneksel müda­hale yöntemlerinin etkisi ne kadar şiddetli ol­sa bile, hiçbir değişiklik göstermezler. (Geç­mişte simyacıların altın elde etmek için baş­vurdukları işlemlerin başarısız olmalarının ne­deni böylece anlaşılır olmaktadır.)

cisim

İzafiyet teorisine göre, kütleyle enerji arasın­da herhangi bir fark sözkonusu olmadığı İçin, cisim büyük şiddetle yoğunlaştırılmış bir ener­jiden ibaret görülmektedir. Bu anlamda De-nıokriios tarafından cismin meydana getirile­mez (yaratılamaz) ve yok edilemez şeklinde belirtilen temel özellik olarak ileri sürülen gö­rüşünün doğruluğu tartışmalı hale gelmekte­dir. Çünkü cisim başka enerji biçimlerinden meydana geldiği gibi, aynı oranda başka ener­ji şekillerine de dönüşebilmektedir ki, enerji­nin ışığa dönüşümü böyledir. Cisim, duyularla algılanır. Basit ve mürek­kep olmak üzere ikiye ayrılır. Mürekkep cisim de mailde ve suret olmak üzere iki öğeden olu­şur.

Bir başka açıdan cisimleri dış görünüşlerine, sertliklerine, iletkenliklerine, yoğunluk, uçucu­luk veya ışığı geçirmelerine vb. göre çeşitli sı­nıflara ayırmak mümkündür. Ancak cismin ka­tı, sıvı, gaz halinde bulunması uygun şartların oluşmasıyla ilgilidir. İnsan bir kısım nitelikleri algılar ve bu algılamada düzenli bir tekrar gö­rürse yani aynı nitelikleri sürekli olarak birlik­te algılarsa, o takdirde belirli bir cismin varlı­ğından sözedilcbilir. Bu bakımdan bir cismin mekanda insandan bağım­sız bir şekilde varolduğu kabul edilir. Böylece bir cismin üç boyutlu «İması ve bir kütlesinin bulunması şeklinde iki niteliğinin vurgulanma­sı mümkün olur.

Ne var ki, cismin bu şekilde tanım felsefede tartışmalara yol açmıştır. Buna göre algıların dışında, bu algıların nedeni olarak bağımsız cismin varlığını kabul edenler (ki bunlara ralistler denilir) ve bunların karşısında algıları­mızdan cisme geçebilmek İçin bir sıçrama yap­mak gerektiğini, çünkü algımızı cisme bağla­yan herhangi bir şeyin sözkonıısu edilemeye­ceğini, dolayısıyla tek güvendiğimiz şeyin algı­larımız olduğunu savunan görüş vardır. Sonuç, olarak cisim kastedilen doğrudan doğruya algılarımızdan başkası değildir ki, bu görüş sa­hiplerine de subjektif idealistler, denilir.

Düzgün olmayan cisimlerin hacimlerinin ölçülmesi

Düzgün geometrik yapıda olmayan katı cisimlerin hacimleri ölçülerek bulunamaz. Bu tür cisimlerin hacmi dereceli kaplardaki sıvılardan yararlanılarak bulunabilir. 
Cisim, tamamen sıvı dolu bir kaba batırıldığında, sıvıda erimemek şartıyla, hacmi kadar hacimde sıvı ta-şırır. Dolayısıyla taşan sıvı alınıp dereceli bir kaba konularak hacmi ölçülür ve bu hacim cismin hacmine eşittir. Tamamen dolu olmayan dereceli bir kap içindeki sıvıya cisim atıldığında, cismin hacmi kadar hacimde sıvı yer değiştirir.

Yani iki madde aynı hacmi paylaşamayacağına göre, cisim geldiğinde o kadar hacimde sıvı oradan giderek yer değiştirir. ikinci neden ise, katı cismin içinde olabilecek hava boşluklarından dolayı eridiğinde hava, sıvıdan kabarcıklar halinde çıkar ve katı hacmi ile sıvı haldeki hacmi eşit olmaz. Bundan dolayı düzgün geometrik biçimdeki cisimlerin hacmi ölçülürken sıvı içinde çözünmemesi gereklidir.

Geometrik biçimli cisimlerin hacimlerinin ölçülmesi

Geometrik şekildeki, dikdörtgenler prizması, küp, silindir, kare piramit, küre ve koni şeklindeki katı cisimlerin hacimleri boyutları ölçülerek hesaplanır. Bu cisimlerin hacim formülleri ilerki konularda da gerekli olacağından bilinmesi gerekir. Dikdörtgenler prizmasının hacmi, farklı üç kenarının çarpımına eşittir. V = a. b. c Küpün kenarları eşit uzunlukta olduğundan, hacmi V = a'nın küpüdür. Taban yarı çapı r, yüksekliği h olan silindirin hacmi, taban alanı ile yüksekliğinin çarpımına eşittir.

Fizik hadisesi

Cisimde meydana geldiği zaman, cismin özünü, yapısını değiştirmeyen hadiselerdir. Kağıdın yırtılması fizik hadisesidir. Çünkü kağıdın şekli değişti, fakat özü yine kağıttır.

Kimya hadisesi

Bir cisim üzerinde meydana geldiği vakit, cismin mahiyetini, yapısını değiştiren hadiselerdir. Kağıdın yanması, kimya hadisesidir. Çünkü kağıdın yapısı bozuldu, kül oldu. Fizik hadiselerini inceleyen ilme fizik ilmi (hikmet); kimya hadiselerini inceleyen ilme, kimya ilmi (şimi) denir. Bir maddeden yapılmış cisimlere, “saf cisim” adı verilir. Saf cisimde, bir maddenin belirli özellikleri vardır. Bir saf cisimden başka bir madde çıkarılamazsa, bu maddeye “basit cisim, eleman” denir.

Demir, bakır, kükürt, oksijen birer elemandır. Bugün 105 eleman (element) bilinmektedir. İki veya daha çok eleman birbirleriyle birleşerek, başka sıfatları taşıyan, yeni bir madde meydana getirebilir ki, bu maddeye “mürekkep veya bileşik cisim” denir. Su, ispirto, şeker, tuz bileşik cisimlerdir. Bileşik bir cisimden, başka başka basit cisimler çıkarılabilir. Başka maddelere ayrılabilen saf cisme “bileşik cisim”denir. Bugün yüzbinlerce bileşik cisim bilinmektedir. Elemanları insanlar yapamaz, arar bulur. Bu sebepten insanlar icad edemezler, sadece keşfederler. Îcad, yani yoktan var etmek Allahü tealaya mahsustur.

Sözlükte "cisim" ne demek?

1. Boşlukta, uzayda yer dolduran, elle tutulan her şey.

2. Gövde, beden, vücut